Sizden gelen  en güzel dönüşler

Parodi, 6 ve Leylâ'ya Mektuplar ile tanışan sizlerin gerek görsel gerekse yorum tabanlı dönüşleri benim için her zaman değerliydi.

Bu eserlerin tüm güzel ellere ulaşacağını umuyorum.



leylâ'dan geçme faslındayım

Mevla’yı bulma yollarında, “hiç” olmanın peşinden bilmem kaç kişi geçtik?

Mektuplarla aradık Leyla’yı, Lolita’yı, Nana’yı...
Sevgilinin adı bazen Dünya oldu bazen Ay bazen Güneş.
Galaksinin insana en yakından tanıdığı üç yıldız ve gezegeni.

Her mektubun sonunda bir ayete gönderme olduğunu fark ettiğimde bunun daha önce yapılıp yapılmadığını düşündüm, belki de ilkti ve muhteşemdi.

Sanmayın ki kitap mistik!

Kitabın bir başka yönü pastişlerin ustaca kullanılması.

Trajik bir roman değil bu, komik yanı da çok.
Kitabın tanrısı olan yazar bir kahraman yaratmış ama kahraman hep şikâyetçi yazardan. 

Şans vermek gerek demiyorum, okuyun ve kurgunun kurgusunu yapan bu zekaya destek verin diyorum çünkü bir olayın içinde yaşatmayı amaçlayan klasik romandan bambaşka tarzda bir roman.
Kaç kez daha okurum bilmem ama bir kez okumak bu kitaba haksızlık olur.




başka bir tür bu 6

Bir kitap düşünün ki içinde aşk olsun; babanın üvey evladına duyduğu, annenin öz kızına… Yine babanın alkole ve sigaraya, hepsinin 6 rakamına!...
6 ile ilgili birtakım şifreler var, kitabın sonuna değin çözemeyeceğiniz şifreler.
Sonra anlıyorsunuz ki -ya da anladığınızı sanıyorsunuz diyelim- 6’nın hem yapısal hem de anlamsal bir özelliği var.
Bir bölümde resim çizdiriyor yazar size, bir bölümde müzik dinletiyor, bir bölümde film izletiyor, bir diğer bölümde şiir okutuyor. Hayatın Anlamını Arayan isimli altıncı bölüm ise tamamen kafa karıştırıcı ve âdeta çıldırıyorsunuz.

Dini ve felsefi göndermelerle Nietzsche’den Newton’a, Freud’dan Pisagor’a, Nasreddin Hoca’dan Simurg Kuşları’na kadar pek çok tanıdık isme değinilmiş ve bu bölümde mekân yok, zaman yok. Sanki siz de bu öyküde kayboluyorsunuz. Herkes bir arayış peşinde. Peki buluyorlar mı aradıklarını? Bilmem, belki.
Kitapta devamlı bir kayboluş/arayış/buluş motifi var.
Daha başka ne söylenebilir ki!



nakış gibi işlenen mizah

Nerden ve nasıl başlamalıyım, bilmiyorum.
Ne okudum, nasıl okudum?
Hem teatral bir eserdi Parodi hem de şiirsel.
Hem parodiydi hem de parodinin parodisi.
Türkiye'nin siyasi ve sosyal gündemine kısa kısa bölümlerle değinilmiş ama nasıl bir incelikle...
Alegorik, ütopik, distopik pek çok göndermeler, simgesel mesajlar benim de dikkatimi çekmişti okurken ama gözden kaçırdığım daha pek çok şey olduğunu anladım.
Bu kitapta karşınıza çok değerli yazar ve şairlerin eserlerine göndermeler de çıkıyor.
Huxley, Bukowski, Bradbury, Ataol Behramoğlu, Nazım Hikmet, N. F. Kısakürek...
Kimler yok ki?
Çok beğendim.
Farklı bir eser arayanlara kesinlikle öneririm bu kitabı.
Yolu açık olsun.



TEK BİR KİTABIM OLACAKSA LEYLÂ'YI İSTERDİM

Birbirinin benzeri içerikte kitaplar okumaktan sıkıldınız mı?
Aşıkken bir erkek dışından bir şeyler söyler, biz de duyarız. Peki içinden neler söyler acaba? İşte aşık erkeklerin iç seslerinin neler söylediğini çok net öğreneceksiniz.
Bir dakika! Burada bir erkeğin iç sesi, dış sesi ve görünmek istediği yüzünü yansıtarak tek bir kişiden mi bahsedilmiş? Yoksa basbayağı üç farklı erkek mi var? Peki ya uğruna mektuplar yazılan kız tek bir siluet mi, yoksa hepsi de farklı birer can mı? Bu soruların cevaplarını siz bulacaksınız?
Raskolnikov, Humbert ve Nana gibi birçok kitap kahramanını da kitapta yaşayıp, yanı başınızda hissedeceksiniz.
Onlarca kitap okumak yerine bir tane kitap seçme hakkım olsaydı Leyla’ya Mektuplar’ı seçerdim.



sanatsal bir şölen

Nasıl bir kitap bu? Nasıl bir sanat?

Öykü müydü az önce bitirip kapağını kapattığım? Yoksa bir roman mı?

Müzik mi dinledim ben, film mi seyrettim, resim mi yaptım, şiir mi okudum?

Neden böyle söylüyorum?

Tüm sanat dallarını barındıran, belli sanat akımlarıyla işlenmiş sıra dışı bir kitap.

Bach da var, Mozart da, Chopin de...

Komedi filmi de var, korku filmi de, belgesel de...

Nasıl mı oluyor bu? Nasıl anlatabilirim ki size?

Felsefi bir kitap. Sürekli "saçma" vurgusu yapılmasından ve "Dağılmış bir ailenin 'saçma' öyküsü." vurgusundan anlıyorsunuz bunu; varoluşçu bir eser.

Kimsin sen, nesin, neden ve nereden geldin, nereye gitmektesin, amacın nedir? Bu gibi sorular sorduruyor okuyucuya. Peki cevapları veriyor mu? Belki. Yoruma açık. Okuyucuya bırakılmış bazı şeyler.

Felsefe olur da din olmaz mı! Dini göndermeler de dikkatimi çekti yer yer ama öyle ince işlenmiş ve esere öyle gizlenmiş ki ancak dikkatli bir okuyucu çözebilir bunu.

İlginç bir yapısı ve yazım tekniği var.

Son olarak, neden 6?

6 öyküden oluşuyor kitap. Bunun için mi 6? Tam olarak öyle sayılmaz. Kitapta her yol 6'ya çıkıyor ve 6 üzerine kurgulanmış bir yapı var.

Ayrıca anlamsal olarak da 6 rakamı üzerine bazı mesajlar var. 6'nın döngüsel anlamı üzerine birtakım felsefi mesajlar bunlar.

Son söz olarak, bambaşka bir kitap 6.



zekânın kitaba yansımasıdır parodi

Müthiş bir kitap okudum.

Eşsiz.

Zekânın sanat eserine yansımasıdır bu kitap.

Diyalektik bir bütünlüktür, aktarımdır.

Parodi'nin, şiirsel, teatral yönü bir yana, metinlerarasılık kuramı bağlamında da incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Pek çok yazar, şair ve esere önemli, değerli göndermeler yapılırken bunlar bir yandan da özümsenmiştir; olduğu gibi alıntılanmamıştır ifadeler, kitabın yapısına ve vermek istediği mesajın anlamına göre şekillendirilmiştir.

Hem domestik hem kozmik bir örüntüler ağıdır kitaptaki 100 bölüm.

Okurken Shakespeare'i sık sık anımsadım; benzer bir tadı aldım.

Özel bir eser mi okumak istiyorsunuz?

Şöyle dolu dolu, bilgilendirici, kelime öğreten, şiir ezberleten, bambaşka eserlere yönlendiren?...

İşte o eserin adıdır Parodi.



SİZİN KULAKLARINIZA UYGUN AĞIZ DEĞİL BU KİTAP

Post-modern roman diyebileceğim ve kesinlikle deşifresi herkese göre derinlik ve değişiklik gösterebilecek bir alanda.

Leylâ bir teorik aşkın cilvesi. Pratiğe geçememiş bir organizmanın kimyasal müsveddesi ve anlamlandırma yolunda ilerleyen Sapiens'in kendi yapay tanrıçası!
Kimdir Leylâ? Leyla olmayı hak eden her şey!

Kitabın derinliğini ve deşifresi okura bırakılan sembollerini sevdim.

Kitap mektuplardan oluşuyor; Dünya, Güneş ve Ay'a diye. Oluşan bu mektuplarda insanin en ilkel duygularına olan göndermeler de sık sık su yüzüne çıkıyor. İlerleyen mektuplarda Godot'ya, Anna Karanina'ya, Lolita'ya, Raskolnikov'a rastlamak beni mutlu etti. Yazar-Tanrı Evreninde karakter kulları arasında bir yerlerde hala olayların devam ettiğini düşünmek.

Nietzsche'nin değiştirilmiş bir sözünü bırakıyorum; Bu kitap sizin kulaklarınıza uygun bir ağız değil! Eğer güvenli limanınızdan çıkmadıysanız, ne bileyim, sürekli bir pembe yeni gelin edebiyatı peşindeyseniz o Leylâ sizin sandığınız Leyla olmayabilir.
Nitelikli okuyucuya göre bir kitap, bence.



kendinizle yüzleşeceksiniz

Şimdi hayal edin.
İç sesiniz her an herkes tarafından duyulsa nasıl olur?
Düşündüğünüz her şey hani karikatürlerde konuşma balonları vardır ya onların içinde ve kafanızın üstünde görünse ve herkes görse okusa... Kıyamet kopardı.

Hepimizin içinde bir sekreter var farkındasınız değil mi?

İşte tüm kitapta iç sesi susmayan
bir anne (şizofren), bir baba (kör kuyulara düşen sarhoş), bir kız kardeş(içe kapanık) bir abla (hem obsesif, hem evlat edinildiğini annesi ölürken onun yazdığı mektuptan öğrendiği için öfkeli, hem asi, hem güzel...) Ancak böyle bir kitapta bir araya gelen 4 deli!
Postmodern roman sandım önce , son cümle bana dönüp “Nesin sen?” diye bağırınca ve durup düşününce egzistansiyalist (varoluşçu) olduğun dank etti kafama.

Kesinle farklı, çok farklı ve siz bu kitapla artık pek çok kitaba çok daha farklı bakacaksınız.



Okumakta değil,

anlayabilmekte marifet

Ben bu kitaba BA - YIL - DIM...

Okurken nasıl da keyif aldım nasıl.

Bu kitapta neler yok ki anlamak isteyene.

Baştan başa ironilerle dolu, mizahi bir yapıya sahip...

Yazarın bakış açısına, üslubuna hayran kalmamak ne mümkün efenim...

Türkiye "kör" dü bunları da "gör" dü. Aaa pardon, göremedi... Görmemekte ısrar ediyordu..
Bu harikulade eseri kör olanların değil, hakikati görebilenlerin eline geçmesi temennisi ile...

"Kör" olan zaten "kör", okusa da anlamaz. Marifet kitabı okumakta değil, anlayabilmekte..
İnceden, inceden verilmek istenilen mesaj alıcıya iletilmiştir efenim.

Yazarımızın yüreğine ve emeğine sağlık.

Kaleminiz daim olsun.

Kitaplara Dair

İnceleme ve Çözümleme Yazıları

Edebiyatta Büyülü Gerçekçilik Nedir? | Yazarları, Romanları, Özellikleri

Edebiyatta büyülü gerçekçilik akımı nedir? Büyülü gerçekçilik akımı temsilcileri, özellikleri, örnekleri… fantastik gerçekçi

Modernist ve Postmodern Roman Nedir? Yazarları, Önerileri, Örnekleri, Özellikleri

Modernist ve postmodern roman nedir? Postmodern roman yazma teknikleri nelerdir? Modern ve postmodern

Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm) Akımı Nedir, Temsilcileri Kimlerdir? | Yabancı ile Albert Camus Varoluşçuluk Felsefesi İncelemesi

Varoluşçuluk akımı nedir, varoluşçuluk felsefesi bizlere neyi söyler, varoluşçuluk akımı temsilcileri kimlerdir? Dahası,

© 2020,     ben       ben